Taruda

Tarudalar ilk bakışta kaplanı andıran, fakat doğaları ve görünümleri ile sıradan bir yırtıcıdan çok daha öteye geçen görkemli hayvanlardır. Kalın ve güçlü gövdeleri kar beyazı kürkle kaplıdır; bu saf beyazın üzerinde dalgalar gibi kıvrılan mavi desenler yer alır. Çekik gözlerini çevreleyen kara hatlar, bakışlarına keskinlik katar. En ayırt edici özellikleri çenelerinden fışkıran uzun, sivri dişleridir; bu dişler yalnızca bir silah değil, aynı zamanda tarudaların ihtişamının da simgesidir. Gür sesleri hem düşmanlarına gözdağı verir, hem de ormanların kalbine korku salar.
Beyaz patileri yumuşak zeminde sessizce süzülür; ancak her bir adımları kararlılık ve otorite taşır. Uzun menzilli yolculuklarda yorulmak bilmez, açık arazilerde rüzgârla yarışacak hızlara ulaşabilirler. Geniş ormanlardan sarp dağ eteklerine, çıplak ovalardan derin vadilere kadar her zeminde ilerleyebilirler. Güçlü kas yapıları onlara hem dayanıklılık hem de çeviklik kazandırır.
Şankiriler için tarudalar yalnızca binek değil, aynı zamanda yol arkadaşı ve hayatlarını emanet ettikleri kutsal dostlardır. Sadakatlerini kolayca sunmazlar, ancak güvenlerini kazanan binicilerine derin bir bağlılıkla bağlanır, onları korumak için canlarını ortaya koyarlar. Onların sesini tanır ve dokunuşlarına karşılık verecek kadar güçlü bağlar kurarlar.
Doğaları vahşilik ile sadakatin ince dengesi üzerine kuruludur. Aç kaldıklarında veya tehdit altında hissettiklerinde ölümcül bir yırtıcıya dönüşebilir; ama güven duyduklarında veya sevgi gördüklerinde en kırılgan yanlarını açığa çıkarabilirler.
Eklopsi'de Taruda, saf güç ile ruhsal bağlılığın birleştiği bir simge olarak görülür. Beyaz kürkleri saflığı, mavi desenleri göğün kudretini, keskin dişleri ise yırtıcı doğayı temsil eder. Bir taruda sürmek yalnızca hızla yol almak değil; Eklopsi'nin en eski ve en vahşi gücüyle aynı ritimde nefes almak anlamına gelir.