Sulyord


Sulyord, kökenleri Şankirilere uzanan, ancak uzun yıllar önce Kapsara Adası’na yerleşmiş Kaparaların düzeninden ve güvenliğinden sorumlu önderidir. Güneşin altında yoğrulmuş bronz teni, keskin hatlı yüzü, geniş omuzları ve yapılı kollarıyla, hem ada yaşamının zorlu koşullarının hem de taşıdığı liderlik sorumluluğunun izlerini taşır. Denizdeki fırtınaları andıran mavi gözlerinde halkına duyduğu bağlılık okunur. Sulyord için Kapara topluluğu yalnızca bir kabile değil, uğruna ölünecek büyük bir ailedir.
Dışarıdan sert ve sarsılmaz görünse de özünde yüksek bir sorumluluk bilinci ve güçlü bir adalet duygusu vardır. Halkına karşı koruyucu, düşmanlarına karşı ise acımasızdır. Düşünsel enerjiyi savaş teknikleriyle birleştirerek geliştirdiği stratejik zekâsı, onu kaba kuvveti kadar aklıyla da öne çıkarır. Kaparalar arasında Sulyord’un adı, cesaretiyle olduğu kadar öngörüsüyle de anılır.
Hayatındaki en önemli bağ, eşi Kahrin ile kurduğu derin ortaklıktır. İkisi arasındaki uyum, yalnızca bir çiftin değil, aynı anda atan iki kalbin uyumudur. Savaş meydanında söze gerek kalmadan bakışlarıyla anlaşır, düşünsel enerjilerini kullanarak düşmanlarını birlikte dize getirirler. Geliştirdikleri bu sezgisel uyum, onları Kapara halkının gözünde neredeyse tek bir varlık hâline getirir; halklarına ilham vererek Kaparaların savaş meydanındaki disiplinini ve dayanıklılığını perçinler.
Sulyord, hem ada yaşamının sert koşullarında halkını ayakta tutmuş hem de Şankirilerle kurduğu bağ sayesinde iki halkın omuz omuza mücadele etmesinde kritik bir rol oynamıştır. Onun önderliğinde Kaparalar, yalnızca doğanın zorlu döngülerine değil, Eklopsi’yi saran karanlığa karşı da direnebilen bir halk hâline gelmiştir. Sulyord’un hikâyesi, Kaparaların yalnızca Kapsara Adası’nın kıyılarında değil, Eklopsi’nin tarihi savaş sahnesinde de yer bulmasını sağlayan bir önderin hikâyesidir.