Lumir

Uzun, ince ve çelik gibi kaslı bacaklarıyla toprak üzerinde süzülürcesine ilerleyen at benzeri bu canlılar Eklopsi'de yaygın bir şekilde binek olarak kullanılan asil hayvanlardır. Kar beyazı ve kahve tonlarından gece karanlığına kadar çeşitlenen postları ışığı mat bir parlaklıkla yansıtır. Baş ve boyun kısımları dik, gövdeleri dar ama güçlüdür; bu yapı onlara hem zarafet hem de dayanıklılık kazandırır.
Bir lumirin yürüyüşü neredeyse bir dansı andırır: adımları hafif, düzenli ve sessizdir. Usta bir binicinin altında, hayvanın adımlarıyla sürücünün beden dili kusursuz bir uyum yakalar. Eğitimleri, eyer ve dizginlerden çok temas ve sabır üzerine kuruludur; sürücünün diz ve kalça baskısını, ağırlık dağılımını, hatta nefes ritmini bile okuyabilirler. Bu nedenle deneyimli biniciler dizginlere nadiren ihtiyaç duyar ve lumirlerini çoğu zaman yalnızca beden dilleriyle yönlendirirler.
Doğaları gereği ürkek değil, tetiktedirler. Yaklaşan tehlikeyi rüzgârın sesinden, havadaki titreşimden ya da kokudan sezebilir; huzursuzluklarını ince titreşimler ve beden hareketleriyle belli ederler. Buna karşın tanıdık bir ses ya da sakin bir dokunuşla hızla yatışabilirler. Gece ormanları, vadiler, taşlık yollar ve dağ etekleri onlar için kolay ve sıradan rotalardır. Kısa mesafelerde süratleriyle, uzun yolculuklarda ise yorulmak bilmeyen sebatlarıyla öne çıkarlar.
Eklopsi'nin engebeli zeminlerinde "tırmanış ustası" olarak anılan Flaklar ile karşılaştırıldığında, lumirler çok daha çevik ve hızlıdır. Çöller ve dik kaya yüzeyleri Flakların uzmanlık alanıyken; orman, vadi ve ova üçgeninde en güvenilir yol arkadaşı daima Lumirlerdir. Güvenlerini kazanan binicileriyle, kalabalığın ortasında ya da gecenin ıssızlığında tek bir beden gibi hareket eder; sadakatleriyle, Eklopsi'nin en asil yol arkadaşları olarak kabul edilirler.