Mzika

Mzika, Eklopsi'nin en gizemli ve büyüleyici bitkilerinden biridir. Özellikle Gresko Dağı'nın eteklerinde bolca yetişen bu mistik bitki; uzun, ince yapraklarıyla dikkat çeker. Yaprakları arasındaki ışıltılı çiçekler, onun doğadaki en göz alıcı özelliklerinden biridir.
Yakıldığında mor bir sis gibi çevreye yayılan özel bir duman çıkarır. Bu duman, yumuşak ama yoğun etkisiyle onu soluyanı sarhoş edici bir dinginliğe, düşsel ve halüsinojenik bir hâle sürükler. Ağaçların arasından ağır ağır süzülerek bulunduğu ortama mistik ve huzur verici bir atmosfer katar. Bu özelliği nedeniyle Mzika, doğa ile ruh arasındaki kırılgan dengenin sembolü olarak da kabul edilir. Etkilerinin ötesinde Mzika, yalnızlığın, trans hâlinin ve ruhsal arınmanın simgesi haline de gelmiş ve birçok canlı için sıradan bir bitkiden daha fazlası olmuştur.
Bitkinin en büyük tutkunu ve neredeyse bağımlısı olan ırk Sivrigözler (Züller)'dir. Onlar için Mzika yalnızca bir keyif değil; dua ve ritüellerinin, hatta varoluşlarının ayrılmaz bir parçasıdır. Züller bu bitkinin dumanında yalnızlıklarına sarılır, ruhsal dinginliklerini bulur ve kutsal ezgilerini söylerler.