Vrankarlar

Vrankarlar, Işık Tozu Vadisi’nin ormanlarına ve denize bakan kayalıklarına sinmiş, rüzgârı boyalarına, toprağı giysilerine işlemiş içe kapanık dağ halkıdır. Karanlık dönemde Glockhom soyunun atalarına yaşattığı zulüm onların kaderini kökten değiştirmiştir. Bu felaketin ardından Vrankarlar gölgelere sığınıp temkinle yaşayan içe dönük bir halk hâline gelmiş, fakat zamanla bu korkuyu sabır, bilgelik ve stratejiye dönüştürmüşlerdir. Günümüzde hâlâ Işık Tozu Vadisi’nin engin ormanlarında gizlenmeye devam etseler de, artık zamanı geldiğinde ortaya çıkmaya hazır bir halktırlar.
Fiziksel Özellikler
Vrankarlar, diğer halklara kıyasla daha ufak yapılı fakat son derece çevik bedenlere sahiptir. Bu narin yapıları, ormanlarda sessiz hareket etmelerini ve gölgeler arasında görünmez olmalarını sağlar. Kızıl-turuncu saçları ve zümrüt yeşili gözleri, yüzlerine işledikleri yeşil boyalarla birleştiğinde doğal bir kamuflaj oluşturur. Bedenlerini doğanın bir parçası gibi kullanarak gölgelere karışmayı çocukluktan itibaren öğrenir; böylece görünürken bile görünmez kalabilirler.
Giyim ve Görünüm
Atalarının Glockhom soyunun zulmüyle karşılaştığı yıllardan bu yana yeşil, Vrankarlar için hem bir sığınak hem de sessiz bir yemin olmuştur. Bu sebeple yüz makyajlarında olduğu gibi, kıyafetlerinde de yeşilin tonlarını tercih ederler. Sade ve dayanıklı dokudaki yeşil giysileri, dağlık ormanlarda onları neredeyse görünmez kılar. Yüzlerine sürdükleri boyalar yalnızca kamuflaj değil; ağaçlarla bir olmayı, doğayla aynı dili konuşmayı ve görünürken bile görünmez olmayı özümseyen felsefelerinin önemli bir dışavurumudur. Glockhom soyunun zulmüyle damgalanan geçmişlerine rağmen; “hayatta kaldık ve aklımızı koruduk” diyen sessiz izlerdir.
Karakterleri
Vrankarlar, tarih boyunca “korkak” sıfatıyla damgalanmış olsalar da onların cesareti naralarda değil, doğru anda verilen tek ve keskin kararda saklıdır. Onlar sabırlı, ihtiyatlı ve stratejik bir halktır. Geri çekilmek onlar için zayıflık değil; zaman kazanmak, doğru anı kollamak ve en etkili hamleyi yapmak demektir. Bugün ise Vrankarlar, doğanın renklerine bürünüp geri çekilmeyi bildikleri kadar, zamanı geldiğinde gölgelerden çıkmayı da öğrenmiş; karanlığın geri dönüşüyle birlikte asırlık geri çekilişin zincirlerini kırarak, ileri atılmaya hazırlanan güçlü bir halk hâline gelmişlerdir.
Kültür ve Toplumsal Yapı
Vrankar kültürünün merkezinde korku kadar tedbir de vardır. Glockhom soyunun atalarına zulmü; “sakınma”yı refleks, “geri çekilme”yi yöntem, “sabır”ı ise silah hâline getirmiştir. Bu nedenle sessizlik ve ihtiyat, toplumsal yaşamlarının temelini oluşturur. Vrankar kültüründe abartılı sevinç gösterileri veya ölçüsüz öfke hoş karşılanmaz; ölçü, denge ve sabır en yüce erdemler sayılır. Bu içe dönüklük edilgenlikten değil, bilinçli bir hayatta kalma stratejisinden doğar.
Doğayla kurdukları bağ, yaşam biçimlerinin ve hayatta kalma sanatlarının temelidir. Giyimleri, yeşil yüz boyaları ve hareketleriyle çevrenin görünmez bir parçası gibi kendilerini doğaya katarlar. Onlar için en güvenilir öğretmen deniz kıyısındaki bir dalganın soluğu ya da kumdaki bir izin ömrüdür.
Bilgelikleri öğretilmiş bilgilerden çok, doğayı okumaya dayanır. Vrankar zihni, tehlike anında tek ve keskin bir hamleyle tüm dengeyi değiştirmeyi bilir. Onlar için bilgelik yüksek teraslarda veya çölün metrelerce altında değil, yaprakların titreşiminde, rüzgârın yönünde ve kıyıya vuran dalgaların soluğunda gizlidir.
Çocukların eğitimi de bu anlayış üzerine kuruludur. Eğitimleri önce gölgelerde başlar; çocuklar önce durmayı, sonra bakmayı, en son dokunmayı öğrenir. İlk adımlarını atmaya başladığı andan itibaren gölgenin toprak üzerinde nasıl uzadığını, yaprakların titreşiminin nasıl haber verdiğini, kumdaki bir izin ne kadar sürede kaybolduğunu gözlemleyerek büyür. Daha yürümeyi öğrenmeden doğanın bir parçası gibi hareket etmeyi öğrenir. Bir Vrankar avcı okunun yönünü rüzgârın niyetine göre ayarlar; bir iz sürücü, kırılan bir dalın şeklinden saatini ve yönünü çıkarmayı bilir. Vrankarlar için hareketin değeri sesten, iz sürmenin değeri ise iz bırakmamaktan üstündür.
İnançlarının merkezinde Aarav yer alır; Vrankarlar Aarav’a içten bir şükranla bağlıdır. Ancak bu inanç sözlerden çok davranışla yaşanır. Vrankarlar Aarav’a şükranlarını dua cümleleriyle değil; ormandan aldıklarını yerine koyarak, patikaları onararak ve geceyi gereksiz ışıkla bölmeyerek gösterirler. Onlar için gerçek ibadet, doğaya saygının sürekliliğidir.
Silahlar ve Savaşçılık
Vrankarların savaş stratejisi bile sessizlik ve görünmezlik etrafında şekillenir. Onların gücü sabırda, iz sürmekte, gölgelerde gizlenmekte, pusu kurmakta ve düşmanı beklenmeyen bir anda, tek hamlede felce uğratmaktadır. Vrankarlar savaşı, bir nöbetçinin nefesini tutarken kaçırdığı o tek an ile kazanır. Onların cesareti naralarda değil, doğru anda atılan sessiz bir adımda saklıdır. Vrankarlar için savaş, gürültülü bir meydan değil; sessiz bir denge oyunudur.