Rao


Rao Glockhom, Meda ve Ralk Glockhom’un büyük oğlu, Maka’nın ağabeyidir. Gezegenlerini tahrip eden bir felaketin ardından Eklopsi’ye sığınan ailesinin aksine o, Eklopsi’de doğmuş ve büyürken bu gezegene karşı derin bir hayranlık geliştirmiştir. Bu gezegendeki yaşamın bir parçası olma, bu yere sahip olma arzusu günden güne derinleşmiştir. Fakat gezegendeki diğer halklardan farklı olduğu için çocukluğu kalabalıklar içinde yalnızlıkla geçmiş, “dışarıda kalan” bir çocuk olarak büyümüştür.
Annesi Meda, çocukluğu boyunca, Rao’nun farklılıklarının bir kusur değil, kaderin armağanı olarak görmesini sağlamak için elinden geleni yapmış, fakat bu merhametli ses, babasının otoriter gölgesi altında zamanla bastırılmıştır. Annesinin merhameti ve babasınn otoriter gölgesi arasında büyüyen Rao bu iki zıt kuvvet arasında bölünmüş bir ruh haline gelmiş ve böylece kökeninde iyilik değil, ikilik yer etmiştir. Bu yüzden Rao içeten içe duygusal olarak kırılmış, fakat zihinsel olarak güçlü ve keskin bir karakterdir.
Rao’nun hayatındaki en güçlü ve aynı zamanda en yıkıcı bağ ailesiyle olandır. Annesi Meda, içindeki ışığın son yankısı; babası Ralk ise hem hayranlık duyduğu hem nefret ettiği ilk otoritedir. Ancak her şey, kardeşi Maka’nın, Kehaneti Naturofideliumlara geri vermek isterken babaları Ralk tarafından gözlerinin önünde öldürülmesiyle değişmiştir. O an, Rao’nun dünyasını paramparça eden bir kırılma anı olmuş ve Rao’nun iç dünyasında geri dönülmez bir yarık açmıştır. O andan itibaren Rao aileye olan inancını yitirmiş ve kendi hükmü altında “aile” kavramını yeniden yaratmaya yemin etmiştir.
Aidiyet arayışıyla başlayan yolculuğu, zamanla mutlak egemenlik saplantısına dönüşmüş ve Rao bu uğurda ailesini bile kendi elleriyle ortadan kaldırarak Eklopsi’nin tek otoritesi olma yoluna girmiştir. Ele geçirdiği Kutsal Kehaneti bir rehber olmaktan çıkarıp bir iktidar aracına çevirmiş, ölümsüzlüğünü korku üzerine kurulu bir hükme dönüştürerek gezegeni kana bulamıştır. Hontirlere beden ve kudret, dışlanmışlara “görülme” vaadi, yabani topluluklara ise intikam ve zafer sunarak sadakat devşirmiş; itaat edeni “ailesi”, karşı çıkanı ise “av” ilan etmiştir. Böylece çocukluğunda içeri girmeyi arzulayan o yalnız figür, her şeyi sahiplenmeye yemin eden bir tirana dönüşmüş ve Aarav’ın ruhunu çarpıtarak gezegenin dengesini de kendi karanlığına mahkûm etmiştir. Bu süreç, Rao’yu Glockhom lanetinin doruk noktası, Eklopsi tarihinin en uzun gecesi ve karanlığın mimarı hâline getirmiştir.
Rao’nun hikâyesi, Eklopsi halkının yüzleşmek zorunda kaldığı en büyük sınav, gezegenin hafızasına kazınmış en derin karanlıktığın hikâyesidir.