hero background

Pyrius

Pyrius

Pyrius, Gabuara Köyü’nde doğmuş bir Buzenko’dur. Bakır teni, kara saçları ve oniks gözleriyle halkının izlerini taşır; sivri hatlı yüzü ve uzun, sivri burnu ise ona uğursuz bir ifade kazandırır. Fakat halkının geri kalanının aksine onun bedeni zayıf ve çelimsizdir. Bu da onu çocuk yaşlardan itibaren halkı tarafından hor görülen ve dışlanan bir figür hâline getirmiştir. Bedeninin dövüşe uygun olmaması sebebiyle kendi halkı Buzenkolarca talim alanlarından kovulduğu gün, Gabuara Köyü’nü terk etmiş ve ormana sığınmıştır. Ormanda yalnızlığına sığındığı günlerden birinde bitki dikenleriyle tutturduğu yaprakların parmakları arasında canlandığını görmüş ve o an; kaderini kılıçla değil, iğneyle öreceğini anlamıştır. O günden sonra karanlık, Pyrius’un atölyesi olmuş; bitki, diken ve yapraklara şekil verip can üfleyerek yalnızca kendi buyruklarına itaat eden, Kuklalar ordusunu yaratmıştır.

Pyrius’un karakterinin çekirdeğinde dışlanmanın izleri ve görülme arzusu vardır. Gurur, hınç ve onay isteği onun kişiliğini biçimlendiren üç duygudur. Küçük yaşta yaşadığı reddedilmenin ardından kılıçla değil, zihniyle savaşmayı öğrenmiş; dışlandığı dünyayı iğne ve sabırla yeniden kurmuştur. O metotlu, sabırlı ve takıntılı bir zanaatkârdır. Onun için savaş bir sanat, karanlık ise en iyi malzemedir. Pyrius’un dünyasında ışık yalnızca gölgeleri belirginleştirmek içindir.

Pyrius’un en yakın bağı, kendi elleriyle yarattığı Kuklalardır; çünkü Kuklaları ona itaat eder, yargılamaz ve terk etmez. Gerçek anlamda bağ kurabildiği tek kişi ise ****Rao’dur. Çünkü Rao, onun görülme arzusuna karşılık veren tek figürdür; Rao ona yalnızca güç değil, amaç da vermiştir. Aralarındaki bağ, tapınma ile teslimiyetin, kin ile minnettarlığın birbirine karıştığı tehlikeli bir ilişkidir.

Buzenkolar onun çocukluk travması, Gabuara Katliamı ise bastırılmış öfkesinin dışavurumudur. Pyrius, Kuklalar ordusunu yaratmış ve Gabuara Köyü’nü yerle bir ederek Buzenkolardan intikam almıştır. Bu ordu, Eklopsi tarihinde ilk kez silahlarla değil, büyü ve zanaatla kurulmuş bir savaş gücü olmuştur. Şankirilerin geliştirdiği “luw” maddesi onun ilk yenilgisi olsa da, Pyrius bunu bir son değil, kaderin ona biçtiği yeni bir yol olarak görmüş ve yıllarını mağarasının derinliklerinde, Rao’nun uyanışına dek, yeni bir ordu inşa ederek geçirmiştir. Bu sayede Kuklalar ordusu Kandamla Savaşı’na yön veren önemli bir güç hâline gelmiştir.

Pyrius’un hikâyesi, kendi halkı tarafından dışlanmış bir çocuğun, karanlığın içinde iğne-iplikle kendi kaderini örmesinin hikâyesidir.